Anksiyete nedir nasıl başa çıkılır?

0
12

Eskiden anksiyete ve korku aynı kavram gibi birlikte ele alınmıştır. Fakat korkuda kişi dışarıdan tehdit edilir, zamanla geçen bir tepki oluşur. Anksiyetede ise kişi içeriden tehdit edilir ve bilinç dışı tepki verir. Bireyler zaman zaman korkar korktuğunu bilir, bu süreç zamanla geçer. Anksiyetede kişi neden korktuğunu bilmez ve kaygı durumla uygunsuz yaşanır. Gerçekten zarar verici bir durum kişide anksiyete yaşatabilir. Bazı ileri derece durumlarda anksiyete ve korku bireyde birlikte yaşanabilir. Anksiyetede neden belirsizdir. Hafif düzeyden panik derecesine varıncaya kadar anksiyete yaşanabilir. Hiç anksiyete yaşanmaması da iyi değildir. Hafif düzeyde anksiyete bizi motive eder, enerji verir. Yaşamın sürdürülmesi ve uyumlu davranışların geliştirilmesi için uyaranlarla başa çıkabilmemiz için anksiyete yaşamalıyız.Minimum düzeydeki anksiyete bireyin gelişmesini olgunlaşmasını ve amaçla doğru çaba göstermesini sağlamaktadır.

Bu duygu bir yere kadar sağlıklıdır fakat belli bir düzeyden sonrası ruhsal yaşantıyı bozabilir. Anksiyete yaşayan kişilerde huzursuz bir yüz ifadesi, çatılmış kaşlar,sıkılmış dişler,gergin bir duruş ve tedirgin hareketler mevcuttur.Çabuk irkilme, çabuk kızma , sabırsızlık, yerinde duruşmama söz konusu olabilir.Birey sanki kötü bir haber alacakmış gibi hisseder.Heyecanlı bir ses tonu olabilir ya da zor konuşma da yaşayabilir.Bireyin dikkati çabuk dağılır, geçici unutkanlıklar yaşayabilir.Hafif anksiyetede uyanıklık vardır.Bireyde duyular alarmdadır ve çabuk kavrar.Konsantre olma yeteneği artar.Orta anksiyetede ise birey çok daha dikkatli ve gergindir.Kavrama alanı daralır, çevresine karşı daha az farkındalık yaşar.Şiddetli anksiyetede birey çevresel olayları algılamaz.Bulantı titreme baş dönmesi korku yaşayabilir.Panik anksiyetede neden sonuç ilişkisi kurmak oldukça zordur ve düzensiz düşünceler oluşur.Ağlama ısırma gibi çocuksu davranışlar dahi görülebilir. Dispne, boğulma, baş dönmesi, titreme, atak sorasında ölüm korkusu gibi belirtiler oluşur. savunma mekanizmaları ortaya çıkar. Bunların amaçladığı anksiyeteyi gidermek ve egonun dayanma gücünü artırmaktır. Savunma düzenekleri bilim dışı gelişir, birey düzeneklerin farkında bile değildir. Aslında her insan savunma mekanizmalarını kullanır ama bazı kişilerde daha yoğundur.

Savunma Mekanizmaları

Bastırma: Bu savunma mekanizmalarından ilk tanımlanandır ve kaygı yaratan durumların bilinç alanı dışına itilmesi ve bastırılması durumudur.

Yadsıma: Birey benliği için tehlikeli olarak algıladığı bir gerçeği yok sayar veya kabul etmez. Aslında bu ilkel bir savunma biçimidir.

Yansıtma: Kendi güdülerimiz için başkasını suçlarız. Suçu başkalarında ararız ve kendimize yakıştırmaz, kabul etmeyiz.

Yer değiştirme: Bir dürtü ya da herhangi bir duygu asıl nesneden başka bir nesneye yöneltilir. Gücümüzün yetmediği bir kişiye vermek istediğimiz tepkiyi gücümüzün yettiğinden çıkartırız.

Akla Uygunlaştırma: Benlik için bunaltı verecek durumlarda akla yatkın gözüken ama sıkıntı vermeyen bir neden bir açıklama bulmaktır. Başkalarıyla geçinemeyince yalnızlıktan hoşlanıyoruz deriz.

Karşıt tepki kurma: Birey içindeki bilinç dışı yasak, dürtü ve eğilimlerin tam karşıtı tepkiler gösterir ve benliği savunmaya çalışır. Esas güdüsünü ise gizler.

Ödünlere: Kendimizi zayıf gördüğümüz bir alandaki eksikliği kuvvetli olduğumuz alanla örtmeye çalışırız.

Konversiyon: Gerilimi hafifletmek için fiziksel belirtiler ve sembolik ifadelerle dikkati başka yöne çekmektir.

Somutlaştırma: Uyaranların, olayların geleceğe dönük tasarıların belirsizliği karmaşıklığı açık olmayışı bunaltı verir. Zihin açık olmayan şeyler somut yapmaya çalışır.

Yapıp bozma: Birey gerçekte ya da düşüncesinde yaptığı ya da düşündüğü olumsuz bir eylemi nötrleştirmek için yapılmamış gibi sayar.

Saplanma: İlk çocukluk dönemlerine ait kimi özelliklerin benlikte tutulması ve sonraki dönemlere aktarılmasıdır.

Gerileme: Ulaşılmış bir gelişme dönemi vardır. Kişi bu dönemde bunalıyorsa geriye doğru gerilemek ister.

Düş kurma: Birey gerçek dünyada doyum sağlayamadığı istek ve dürtülerini düş kurarak doyurmaya çalışır.

Özdeşim Kurma: Bir başka bireyin özellikleri, duygu davranış biçimleri değerleri ve inançları benimsenir ve tamamen karşındaki kişi gibi olunur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz