Bauhaus Markasının Doğuşu

Bauhaus(1919-33)

Modernleşmenin tasarımı olarak tanımlanır. Bauhaus Sanat Akımı, bir eğitim hareketinin ötesinde, 19. Yüzyıldan bu yana Avrupa’da yürürlükte olan ekonomik, kültürel ve toplumsal modern olma programını ifade etmektedir. Yeni ve tamamen özgün bir hayatın tasarlanacağı inancını temsil eden Bauhaus Sanat Akımı, Almanya’nın nüfuz politikaları kapsamında, Osmanlı yönetimlerinde özellikle de Cumhuriyet’in kurucusu olanların modernleşme girişimlerinde etkili olmayı başarmıştır.

Bauhaus Sanat ve tasarım okulu 1919 yılında kurulmuştur. Bu sanat akımı Almanya Weimar da kurulmuştur. Güzel sanatlar ve uygulamalı sanatları bir araya getirmeyi planlamıştır. Sanatlar ve el sanatları hareketinin bir uzantısıdır. Fakat bauhaus akımı makinelerin işlevselliğini kabul etmektedir. Gropius iki sanat okulunun yöneticisiydi. Hausbau(ev inşaatı) kelimesi üzerinde oynayarak bu yeni kelime olan bauhaus ortaya çıkardı. Birçok kişi Bauhaus Sanat Akımı nedir ne anlatır gibi sorular sorsa da, aslında hayatın pek çok alanında Bauhaus Sanat Akımı görülmektedir. Sanayileşme atılımıyla sanat birleştirimine yönelik politikaların ya da eğitimde yapılan reformlarının yapılandırılmasında Bauhaus Sanat Akımının etkisi oldukça büyüktür.

Bauhaus Sanat Akımı okulunun kurucusu ise Henry Van de Velde’dir. 1919 ile 1925 yılları arasında Weimar’da kurulan Bauhaus Sanat Okulu, 1925 ile 1932 yılları arasında Dessau’da, 1932 ile 1933 yıllarında da Berlin’de de hizmet vermiştir.

 

  1. yüzyılın sonlarında Sanatlar ve El Sanatları akımı ortaya çıkmıştır. Bu akım sosyalist ilkeler doğrultusunda şekillenmiştir. Bu akımda aşırı bir dekorasyondan ziyade basitçe tasarlanmış objeler üretiliyordu.12 sene geçtikten sonra Bauhaus yapılanması için yeniden yönetilmeye başlandı. Sanat, zanaat ve endüstri birleştirilerek daha özgün bir akım ortaya çıkartılması amaçlandı. Bauhaus kısa sürede ünlendi. Çünkü okulun devrimci eğitim yöntemleri ve avangard eğitimcileri vardı. Bauhaus daki eğitmenler arasında Paul Klee, Lionel Feininger, Johannes Itten, Marcel Breuer, Josef Albers ve Kandisky gibi modern sanatçılar da vardı. Bauhaus sanat okulu Weimar Güzel Sanatlar Akademisi’yle ve Sanatlar ve El Sanatları Okulu’nun birleşimiyle oluşturuldu.Öğrenciler teorik ve pratik sanat eğitiminin yanında sanatsal ve ticari eğitim de alıyorlardı. Gropius okulu kurarken eğitmenler ve öğrencilerin birlikte eşit şartlarda yaşayıp çalıştığı bir topluluk tasarlamıştı.Bunun sonucunda sanat ve endüstri arasındaki uçurumun kapatılması amaçlanıyordu. Bauhaus çoğu açıdan bir önceki akımların antitezi sayılırdı. Bauhaus 20. Yüzyılda ortaya çıkan makineleşme kültürünü ve toplu üretimi benimsemiş durumdayken, önceki gruptaki sanatçılar bu gelişmelere mesafeli durmuşlardı. Bauhasu güzel Sanatlar ve tasarım eğitimini birleştiren ilk modern sanat okuluydu.Bu akımın kurucusu Walter Gropius şöyle ifade ediyordu:”Bize yol gösteren prensip,tasarımının sadece entelektüel ya da sadece fiziksel bir uğraş olmadığıydı.Tasarım,medeni bir toplumda herkese lazım olan hayatın ayrılmaz bir parçasıdır.”Bauhaus okulu Dessau’ya taşındığında Gropius bauhaus özelliklerini taşıyan yeni bir bine tasarladı.Sadece 1 yılda inşa edilen bina hem öğrenciler hem de eğitmenler için ideal bir çalışma ortamı oluşturuyordu.Bu okulda modern malzemeler ve yöntemler kullanılmıştı.Bina güçlü bir betondan ve iskeletten oluşuyordu.Okulda atölyeler , çalışanlar ve yatakhaneler vardı.Modern mimarinin en önemli örneklerinden olan Bauhaus binası sanat zanaat ve tasarımı bir araya getiriyordu.